ABD İran’ı dışlarken ticarette ne olur?
ABD’nin İran’a karşı örmeye başladığı ekonomik duvar, ülkenin global ekonomiden izole edilmesi anlamına geliyor. ABD’nin devreye aldığı ‘ekonomik dışlama operasyonu’nda ilk hedef, İran’ın ‘kaynağı belirsiz para’ hareketlerine karşı olacak. Bu kapsamda ilk adım olarak ise Trump yönetimi, İran adına kara para aklayan her türlü kuruluşu ABD doları sisteminden dışlayacak. Operasyon; dijital varlıklar, altın, havacılık, teknoloji ve denizcilik sektörlerinde yeni yaptırımlar getiriyor.
Gri alan yok
İkinci büyük tehdit ise İran ile ticaret yapan üçüncü ülkelere geldi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, tüm ülkelere Tahran’la ekonomik bağlarını koparmaları çağrısı yaparak aksi halde bu ülkelerin ABD’nin misillemesiyle karşılaşacakları uyarısında bulundu. Bessent, “Bu rejimle her türlü ekonomik ilişki sorumluları Amerikan gücünün tüm erişimine maruz bırakılacak” derken, “gri alanlarda çalışmanın artık kabul edilebilir olmadığını” ifade etti. Bu açıdan asıl hedef ‘Çin’ olarak değerlendiriliyor.
İran tehditleri savuşturabilir
ABD’nin tehdidinin etkili olabilmesinin, İran petrolünün yaklaşık yüzde 90’ını satın alan Çin’e yönelik yaptırımların uygulanmasına bağlı olduğu belirtiliyor.
■ Bloomberg, Çin’in, İran’ın en büyük petrol müşterisi ve Tahran’ın dünya ekonomisiyle bağlantısında kritik rol oynadığına dikkat çekerek, Çinli şirketleri kapsamayan bir yaptırımın, İran’ın kalan gelir kaynakları üzerinde önemli bir etki yaratmasının beklenmediğini ifade ediyor.
■ The Economist ise, İran’ın, ABD’nin mali tehditlerini savuşturabileceğini öne sürüyor. İran Merkez Bankası’nın, ülkenin petrol ihracatının sıfıra düştüğünü söylediğini belirten Economist, bununla birlikte İran’ın Hürmüz Boğazı dışında gemilerde yaklaşık 80 milyon varil petrolü bulunduğu, bu miktarın normal petrol ihracat gelirlerinin yalnızca bir bölümünü karşılayabileceğini belirtti. Çin, savaş sırasında İran petrolünü piyasa fiyatının varil başına 7-12 dolar altında satın aldı ve İran’ın ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ını aldı. İran’ın petrol gelirleri geçen yıl devlet bütçesinin yaklaşık yarısını sağladı.

Türkiye sürecin neresinde?
Türkiye İran’a en çok tekstil ürünleri, makineler ve parçaları, plastik ve çeşitli kimyasal ürünler, karayolu taşıtları ve parçaları, tarım ürünleri ihraç ederken; doğal gaz, plastik ve mamulleri, tarım ürünleri, demir dışı metaller (alüminyum), demir-çelik üretiminden faydalanıyor. Aralarında 6 milyar dolarlık bir ticaret akışı var. Türkiye doğal gaz ihtiyacının neredeyse tamamını ithal ediyor ve bunun yaklaşık yüzde 13’ü İran’dan geliyor.
Kaynakların aktardıklarına göre, mevcutta farklı alanlarda özellikle yüksek gümrük vergilerinin devam ettiği ABD ile yaptırımlara karşı ‘alışkanlık’ var. Buradaki en büyük endişe; İran gazı. Ancak buna karşı bir adım beklenmiyor.
İran cephesi ne diyor?
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD’nin İran ve İran’la ekonomik iş birliği yapan ülkelere yönelik yaptırım tehditlerinin etkisiz kalacağını savundu. Galibaf, İran’ın ticari ortaklarının Washington’ın açıklamalarını ciddiye almadığını söyledi.
İran Ekonomi Bakanı Ali Madani-zadeh, ABD’nin yeni yaptırım kampanyasına karşı hazırlıklı olduklarını belirterek, ülkenin finansal ve ticari bağlantılarının koparılmasının kolay olmayacağını söyledi.
Nasıl bir yaptırım?
Yaptırımlar vergi düzenlemeleri, yatırım erteleme, ithalat ve ihracat kısıtları başlıca uygulamalar olarak tahmin ediliyor; ancak bu durumda ABD’nin de mahrum kalacağı farklı ürünlerle kendi ekonomisine zarar vereceği de ortada. Kaynaklar, Trump’ın kasımdaki ara seçimler öncesi söylemlerini sertleştirdiğini, fakat uygulamada bunları göze almak istemeyeceğine yönelik öngörüde bulunuyor.
İran’a ticaret ortaklığı ve jeopolitik yakınlık nedeniyle ikincil yaptırım ile tehdit edilen ülkelerin başında Çin, Irak, BAE, Katar, Türkiye, Hindistan, Pakistan olduğu tahmin ediliyor. ABD basını yaptırımların işe yaraması için Washington’ın bu ülkelerle sert biçimde yüzleşmek zorunda kalabileceğini belirtiyor.
İran doğal gaz rezervlerinde Amerika ve Rusya’dan sonra, kanıtlanmış ham petrol rezervlerinde de Venezuela ve Suudi Arabistan’dan sonra dünyada üçüncü sırada yer alıyor. Petrolünün yüzde 80 gibi çok büyük bir payı Çin’e gidiyor.
BAE gitti, Çin geldi
İran’ın ana ithalat kalemleri elektrik dışı makineler, demir ve çelik, kimyasallar ve ilgili ürünler, taşıma araçları ve elektrikli makineler, aletler ve cihazlar olarak biliniyor. Ana ithalat ortakları ise daha önce ilk sırada yer alan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Körfez’deki savaş ortamı nedeniyle ticareti İran’dan kaydırıyor. Yerine ise ilk sırayı toplam ithalatın yüzde 40’ı ile Çin aldı. Irak ile tarihi birlik devam ediyor; gaz ve elektrik kritik önemde.
Asıl hedef Çin mi?
İran, küresel sahnede arkasında Çin ve Rusya’nın gücünü hissediyor. Analistler, bu durumun, ABD’nin halihazırdaki ‘Çin kompleksini’ İran aracılığıyla daha da açığa çıkardığını belirtiyor.
Buna karşılık İran petrolünün en büyük alıcısı Çin, tüm bu jeopolitik karışıklıktan yararlanarak ticaret gücünü pekiştirirken, ayrıca piyasadan yüksek miktarda altın alımına devam ettiği görülüyor.
2025 yılında 1.2 trilyon dolarlık toplam ticaret fazlası ardından Çin, 2026 yılı boyunca da her ayı yeni bir rekorla geçiriyor.
Çin’in ABD ile ticaret hacmi 570 milyar dolar, AB ile ticaret hacmi 800 milyar dolar… Analistler, Çin’in bu kaynağı kaybetmeyi göze alamayacağını, ancak olası yaptırımlara karşı da hazırlıklı olarak ABD’li pek çok üreticiyi çok zor durumda bırakacak güce sahip olduğunu ifade ediyor.
The post ABD İran’ı dışlarken ticarette ne olur? first appeared on .